Kasım 2007 Arşivi
Yazının tamamını okumak için başlığına tıklayabilirsiniz.Internet üzerinden e-posta zinciri ile gönderilen kandırmacalar - Bölüm II
Bir çoğumuzun sıklıkla almakta olduğu zincir e-posta mesajlarından bir örnek:
“Bir hasta çocuk var. Bu maili ne kadar çok forward (iletirseniz) ederseniz bir kuruluş bu çocuğun tedavisi için o kadar para verecek”.
Bu tamamen palavra ve adres avcılığı. Lütfen buna ve benzerlerine alet olmamak için aşağıdaki yazıyı okuyunuz.
SPAM nedir? SPAM’cilere alet olmamak için ne yapmak lazım? Neden sizce arkadaşlarınız size “mail adresimi herkese gösterme” diye uyarıda bulunuyor?
Sizin e-mail adresiniz kimin işine yarar diye düşündünüz mü? Eğer arkadaşınız sizden böyle bir şey talep ediyorsa, sebebi: SPAM Maillere kurban olmak istememesidir.
Sürekli aldığımız “bu mesajı bilmem kaç kişiye yollarsanız, x kurulusu mesaj başına X dolar verecek”
Veya: ‘’size gelen bu mesajı en az 15 kişiye göndermezseniz başınız dertten kurtulmayacak”,
“Bu bir tantradır, on beş gün içinde şu kadar kişiye gönder”,
“bu sitede Atatürk’e hakaretler edilmektedir, 20.000 kişi birikince kapatılacaktır” türünden e-postaların gerçekle hiçbir ilgisi yoktur ve SPAM olarak adlandırılır.
SPAM kapsamındaki diğer tip e-postalar, ürün satış ilanları, zincir mektuplar, ne idüğü belirsiz virüs uyarıları, dünya bilmem kimler birliği olarak zavallı Afgan kadınlarına veya bilmem kim kurulusunun dünyayı zehirlediğine vs. yönelik imza kampanyaları, bilmem ne adresinden alınacak program ile surf yaparken para kazanacağımızı anlatan postalar, Microsoft’un yeni programlarına koyduğu bir kodla bütün e-postaları izlemesi, sinemada iğne ile AIDS kapanlar veya böbrekleri çalınanlarla ilgili hikayeler, zavallı hasta bir çocuğun (hep ayni senaryo kullanılır) gönderdiği e-postanın her atılışında bilmem kaç kuruş para kazanacağı ile ilgili postalardır.
Bu tür postaların hiçbirinin gerçekle ilgisi yoktur ve tek amaçları bu tür postalar forward edildikçe üzerinde toplanan e-posta adreslerinin toplanmasıdır. Dikkat edilirse imza kampanyalarında bile e-posta adresinizi eklemeniz istenmektedir. Bu zincir mektuplarla toplanan adresler daha sonra pazarlanmakta, ” 250.000 Türk’ün e-posta şifresi”gibisinden CD’ler ile satılmaktadır. Daha sonra bu posta adreslerine abuk sabuk (genelde illegal) ürün ilanları gelmektedir.
Yazının tamamı »Tarih: 22 Kasım 2007 / Kategori: Aktualite, Internet, Genel.
Yorum: 1
En güzel Erdal İnönü espirileri
Bilim adamlığı yanında renkli siyasi kimliği ile de hatırlanacak olan Erdal İnönü, ince espri anlayışıyla da çevresindekileri kahkahalara boğan bir kişiydi. İşte İnönü’nün tebessümle okuyacağınız esprileri:
GÖREMEZSİNİZ TABİİ!
Kendisini sinema çıkışında yakalayan bir gazeteci sorar:
- Sayın inönü, sizi bu sıralar sinema salonlarında göremiyoruz pek?
- Tabii göremezsiniz sinema salonları karanlık oluyor.
ÖLÜRÜM YOLUNA
Seçmenlerden biri seçim otobüsünün önüne atılır ve Erdal Bey’e hitaben “Ölürüm yoluna” diye haykırır.
Erdal Bey cevap verir: Dur, ölme. Bir oy bir oydur.
Daha fazla…O BENİM İŞTE!
Erdal Bey bir gün İstanbul’da taksiye binmiş. Şoför:
“Sen ne kadar Erdal İnönü’ye benziyorsun” demiş.
“O, benim” diye cevap vermiş Erdal Bey…
Şaşırmış taksi şoförü…
“Yahu” demiş, “…birisi daha var. Harbiye’nin oralarda dolaşıyor. O da aynı Erdal İnönü”.
Bunun üzerine Erdal Bey, espriyi patlatmış:
“O da benim….!”
BİRBİRİMİZİ YİYECEĞİZ
SHP genel başkanlığı dönemimde diğer sol parti liderleri ve bürokratlarla bir restorana gider. Garsonun “Birşey almak ister misiniz, efendim” sorusu üzerine “Teşekkürler biz birbirimizi yiyeceğiz” yanıtını verir.
FİLM İYİ Kİ BİTTİ
SHP Genel Başkanıyken Sosyalist Enternasyonal toplantısı için Paris’e gitmişti. Beraberinde SHP Genel Sekreter Yardımcısı İstemihan Talay da vardı. Toplantıdan sonra Champs Elysees bulvarındaki bir sinemaya gittiler. Filmin öyküsü, iki mafya ailesi arasındaki çatışmaydı. İki saat boyunca beyaz perdede silahlar konuştu. İnönü film bittikten sonra koltuğundan kalktı. İstemihan Talay, “Filmi nasıl buldunuz?’ diye sordu.
İnönü cevapladı:
- Çok beğendim ama iyi ki bitti. Yoksa çok daha fazla adam ölecekti…
Tarih: 8 Kasım 2007 / Kategori: Mizah.
Yorum: yok
The Secret (Sır) eserinin yaratıcısı Rhonda Byrne ile Ayşe Arman’ın Röportajı
Bir gün herkes mutlu olacak
Kendisi kabul etmese de… O bir efsane…
Çünkü kitabı dünya çapında olay yarattı.
ABD’de 8.1 milyon kitap satma gibi bir başarıdan söz ediyoruz.
Aklınıza gelmeyecek kadar çok ülkede. Bu kadar göz önünde bir isim ne televizyon programlarına çıktı, ne de gazetecilere röportaj verdi. Ama kitap çıktı.
9 kere Oprah Winfrey’e, 5 kere Larry King’e konu oldu. Anlayın artık ne kadar çok konuşulduğunu.
Bu kitap, insanları yakalıyor, kendine çekiyor ve konuşturuyor. Pazarlama stratejisi olarak da harika, okumaktan sıkılanlar için iki saatlik DVD’si var, gözünüzü kırpmadan, mıhlanmış gibi izliyorsunuz. Herkesin mutluluğu arayıp bulmakta zorlandığı bir dönemde biri çıkıyor, hayatın “Sır”rını, yani Çekim Yasası’nı anlatıyor. Secret bu, Çekim Yasası. “Siz, evrendeki en güçlü mıknatıssınız. İçinde barındırdığınız manyetik güç, yeryüzündeki her şeyden daha güçlü. Bu akıl sır ermez çekim gücünü yayan ise, yine sizin düşünceleriniz.” Herkes, kendi hayatının Michalengelo’su. Rhonda Byrne, Time Dergisi tarafından dünyanın en etkileyici 100 isminden biri seçildi. Bu kitabı, daha çok konuşacağız, daha çok tartışacağız. İşte bu yüzden Mia Owo’dan çıkan Secret’ı en azından eksik kalmamak için okumak gerekiyor. Çünkü en son trend bu. Kitabı Tükiye’ye getiren ve Rhonda Byrne ile röportaj yapmamı sağlayan yayıncı Birol Gündoğdu’ya teşekkür ederim.
Yazının tamamı »Tarih: 2 Kasım 2007 / Kategori: Kitap, Genel.
Yorum: yok